31 Mayıs 2009 Pazar

evimin bir odası

evimin bir odasında uyur
mutsuzluk
oysa bende damla damla büyüyor
uykusuzluk

inandığım aşk
yaşlı bir düş
ve sevdan çok uzakta bir karlı kış

var say ki yüreğim bu gece bir kuş
kanadımı kırar fırtınan uçamam
uçamam

uçamam
uçsam da sana varamam
varsam bile inan
kalbine dokunamam

sevdan çok uzakta bir karlı kış
yüreğim vurgun bir kuş..


uçsam da sana varamam..aslında tek hedefim sen olduğun halde..bakıyorum da öyle uzaksın ki bana aslında..
ama bazen bakıyorum bi o kadar yakın..bazen herşeyi biliyomuşsun gibi geliyo..herşeyi biliyosun ama gene de emin olmak istiyosun,bi şeylerden çekiniyosun gibi..
benim dediğim bu işte dediğimde yaptığın telaş..yada sen normaldin de bana mı öyle geldi..ben cevap vermeye çalışırken,aynı soruyu benzer şekilde sorman..ne dedin,nasıl dediğin? duymak istediğin bi cevap mı vardı diyesim geliyo şimdi..şimdi daha bi fark ettim sanki.
hayatımda ilk defa birini sevdiğim için,bu kadar sevdiğim için pişman değilim,herşeye rağmen..üzülmelerime,hiç bi zaman gelmeyeceğini düşünmeme rağmen..hala benim ryh eşimin sen olduğunu düşünüyorum,seni hep tanıyomuşum gibi geliyo daha seninle karşılaşmadan önce bile..sanki bunca yaşamak hep sana ulaşmak,bi gün seninle tanışabilmek içinmiş gibi..

yazın durağa kadar beraber yürüyebilsek keşke,her gün..5 dkda olsa başbaşa kalabilmek seninle.o ara verebilirim anca ev hediyeni zaten..özellikle de sarının yanında olmaz..üstünde foton olan bi kupa ve onüç günün mektupları diye düşünüyorum ama,o da stajın son günü artık..
ve ben gene böyle planlamaya,hayal kurmaya başladığım için bunların hiçbiri gerçekleşmeyecek..

gelsen...

bir seyin eksikligini cekerken durup dinlenmeden onu arzularsınız; ah bir sahip olsaydim ona diye dusunursunuz, butun sorunlarım cozulurdu. ama bir de ona sahip olunca, arzuladiginiz sey elinize verilince, butun cekiciligini yitirmeye baslar. baska gereksinimler one cikar, baska istekler kendini hissettirir, sonunda basladiginiz yere donmus oldugunuzu yavas yavas anlarsiniz...


bundan çok korkuyorum işte...seninle böyle olmak istemiyorum..belki de bu yüzden senden sürekli bişeyler öğreniyorum..bu yüzden onunla yapamayacağını düşünüyorum..süreklia ynı şeylerden sıkılır insan,bişeyler öğrenmeli zamanla..

ilk okuduğumda bu satırları:böyle olcaksak hiç gelme diye geçirdim içimden..öyle güzelsin ki böyle,bu güzelliği kaybetmekten öyle korkuyorum ki..

ben nasıl bu kadar sevebildim seni:)

29 Mayıs 2009 Cuma

onüç günün mektupları

sevmek ne uzun kelime diyo ya cemal süreya..ne kadar da haklı...


sana hediye etsem bu kitabı...üzerine bazı notlar yazsam,benimmiş ama okumak için sana ödünç veriyo gibi..
beraber yaşlansak...
hayatımsın..


herşey senle beni anlatsa o kitapta.. arkasına can yücel'in beyle hanım'ı yazsam..ya da can dündar'dan eğer..

dur bakalım bu güzel olabilir aslında:)

28 Mayıs 2009 Perşembe

yalnızlığım..

ne güzel söylüyo zuhal olcay:yalnızlığım,yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin diye..
işte ben bunu yaşıyorum,ama öyle alıştım ki yalnızlığıma ve aslında öyle bıktım ki..aslında kimsenin yokluğu koymuyo bana,bi tek sen..
bugün de öyle oldu..bugün yanımda olmasını istediğim tek kişi gene sendin,bu yüzden kendimi karamürsel'e attım gene.sırf seninle olan güzel bi günün kırıntılarını toplayarak mutlu olabilmek amacıyla.dün giderim belki diyodum ama gidersem ağlarım..bugün pek niyetim yok gibiydi,hani aklımdaydı karamürsel ama ne bileyim ya..
sonra yanına geldim..artık görür görmez hoşgeldin diyosun ya:)
sonra ben gidiyom dedim,sekapark'a gidip kitap okuycam..otur kız nere dedin:) sarı inanmadı kitap okuyacağıma(bundan sonra sarı diycem ona,kedi ismi gibi oldu ama bi nevi kara ked, zaten aramızda) çıkardım gösterdim puslu kıtalar atlası'mı..nasıl güldün o zmn..başladık makaraya,anlatıyodun az kalsın sonunu..zor tuttum seni..
sonra birden ben taşındım dedin..aa hayırlı olsun,hadi gözün aydın..sarı da hediye istiyo dedi..sende bulaşık makinem yok..utanmadan hediye mi istiyosun dedim:) sana aldığım klasiklerden birine vereyim,evde sıkıldıkça okursun..onlardan daha çok sıkılyorum dedin..sahi ben ne alsam ki sana ev hediysi?doktor kendi kullanacağın bişey al diyo:))
aslında böyle laf arasında sevdiğini söylediğin bişey almak istiyorum,yada mephisto'dan yardım mı istesem bilemedim..aslında sana bmw x5'in bi minyatürünü fln almak isterdim ama..doktor kupa yaptır yada diyo..bilmiyorum ya..

neyse ben çıkarken arkamdan karamürsel'e git dedi..baktım saat de uyuyo gideyim bari dedim,beraber çay içtiğimiz yerde kitabımı okurum işte..atladım bende vapura..
değirmendere'ye geldiğimizde biraz da müziğin etkisiyle sanırım,gözler dolmaya başladı..ahmet'in hadi dıarı çıkalım arabadan demesi,senin istememen,benim de sen istemiyosun diye çıkmamam..sonra hadi çıkalım demen..yağmur yağmayan tek yeri bulup orda muhabbetimiz..askerlik anılarınız..orda çömelişini bile hatırladım ve asıl o an gözlerimin dolduğunu hissettim..sonra biz denizden ilerlerken karayolunu takip ettim gözlerimle..sanki ordan beraber gidiyoduk gene..
karamürsel'e gelince..ilk olarak iskeleye gittim..içimden o anki duygularımı yazmak geldi,öyle güzel şeyler geçiyodu k,..dedim sikelenin ucuna gidip oturunca kitabın arkasındaki boş sayfalardan birine yazarım..gittim oturdum ama yazamadım,boş sayfa bulamadım çünkü..
sonra...beraber çay içtiğimiz yere gidemeden dönmek zorunda kaldım..dönerken de..kitapta kaldığım yeri hatırlamak için kullandığım kağıda karaladım bi kaç satır..değirmendere'de hala senin hayalin vardı..

sen olmasan da seninle dolu bi gündü..


fiştekiler

yazmak isteyip yazamamak..
bugün sensiz karamürsel'deyken,senle geçtiğimiz yerlerden geçerken,kulağımda Titanic müziği..yanımda senin hayalin vardı,bugün daha bi fazla..
ağlamadım ama..
kendimi sevgilisinden ayrılan ama onu unutamayan biri gibi hissettim bi an..onunla yaşadığı güzelliklerin hayaliyle avunmaya çalışan biri..ama sen hiç bewnim olmamıştın ki..ve olmayacaksın da..
kitabım,müziğim ve hayalinle geldim ve dönüyoru.beraber geldiğmiz yola bakıyorum arada..sankio günkü konuşmaları duyuyorum yolda ve dinlediğimiz şarkıları..ve yarışımızı görür gibiyim.
28 mayıs 2009

27 Mayıs 2009 Çarşamba

kördüğüm

yorulmuşsam beklemekten zamansız dünsüz yarınsız gelmeyişini.. susuyorsam artık..sustuklarına sarılıp uyuyorsam..düşümde bile düşüyorsan hep (benden) uzaklara ama ansızın takıldığım düş düşmüyorsa yüreğimden, düşten adam doğurmuşsam içimde ve aşık olmuşsam delicesine gerçeklerimden kaymışsam sonsuz bir boşluğa....bakamıyorsam benzer gözlere susuyorsam yine senmişsin gibi..kabalık ediyorsam,haketmedikleri kadar.çekip gidiyorsam hayattan ansızın..ağlayamıyorsam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi..
dönüşmüşüm gecelere bilmece çözümsüz bir kördüğüme..



http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=7237677

anlasan...

aslında o kadar şeley var ki aklımda ve her bir şarkıda içimden öylesine dökülüyo ki bunlar..ama elime kağıt kalem alınca yada burda pc başındayken..hatırlamıyorum bile çoğunu..

yarın karamürsel'e gidicem sanırım..tek başıma,beraber yürüdüğümüz yollardan yürüyerek,seni her zaman yanımda hissederek..beraber çay içtiğimiz yere gidip bi çay içerim gene belki,o gün oturduğum yerde oturarak..yanıma da kitabımı alırım,sen yanımdaymışsın gibi okurum onu..senden izler taşıyo çünkü o,ona baktıkça seni görüyorum biraz,onun varlığında seni hissediyorum..sen gene karşımda oturursun,çayını yudumlarsın..sonra yanına geçerim senin.dışarı çıkarız beraber,iskelede yürürüz gene..hava güzelmiş deriz,yalovaya kadar yolumuz var:) arabayı park ettiğin yere bakarım,bakarım..ama göremem bişey..belki o zaman tam anlamıyla hissederim yokluğuu..boğazım düğümlenir,gözlerim dolar..kenara bi yere geçip ağlarım,büyülü yelkenden seviyorum işte seni'yi dinlerken..
seni kaybetmekten öyle korkuyorum ki,bi daha görememekten..daha ne kadar dayanırım bilmiyorum.stajımın bittiği gün geçerim akrşına belki,anlatırım her şeyi..her şeyi göze alarak.sende bişey beklemiyorum ben derim,sadece bil istedim,sadece gün geçtikçe ağır gelmeye başladı ve taşıyamıyorum tek başıma..bunları bilmen belki bir nebze azaltır yükümü dedim..hiç bir zaman bişey beklemedim senden,beni küçük bi çocuk gibi gördüğünü biliyorum..diyorum ya sekiz yaş var aramızda..ben sadece sevmiyorum seni,hayranım ben sana..bakışına,gülüşüne,yaptığın her şeye,tüm bildiklerine ve benim senden öğrendiklerime..

hani insanın aklıyla kalbi hep çelişir ya,kalbi yap derken aklı dur der..kalbi sev derken aklı unut der..sen söz konusu olunca bende böyle bi mekanizma yokmuş bunu anladım..kalbimde aklımda sev diyo,unutmaya çalışma bile onu,bu sevgine ihanet olmaz mı?aklım bile diyo bunu.bırak o tüm güzelliiyle içinde yaşasın senin olmasa da..o gitse o boşluğu doldurabilecek misin ki?kim onun kadar özel olabilcek,kime bu kadar hayran olabilceksin?sevgini,aşkını hak eden biri en azından.bırak tüm güzelliğiyle hep sev onu..baktığın her şeyde,dokunduğunda,konuştuğunda ondan izler ara..işte bu sevgi seni daha iyi bi insan yapıcak..işte bu aşk..daha önce yaşamadığın ve bi daha yaşayamayacağın bi duygu bu..ölene kadar doyasıya o olmasa da yaşa bunu..dün ne diyodu "a walk to remember"da,rüzgar gibi,göremiyorum ama hissedebiliyorum..

enişteni gördüm bugün okuldan çıkarken,ama görmüyomuşum gibi yaptım..eve dönüyodu büyük ihtimalle.aynı otobüsle geliriz gene diye yetişmeye çalıştım,hatta kitabımı bile elime aldım..onu görünce senden konu açılır diye..birine seni anlatırım diye..ama yetişemedim..

yarın sende gelsen benimle keşke,yalnız bırakmasan beni..kimse olmasa da sen olsan yanımda..ama olmazsın biliyorum..
yarın bir iki üç desem,yanımda bitsen göz göze gelsek şaşırsan..anlasan..aşık olduğumu..
anla artık ben seni çok seviyorum..

hürrem'den..

Gözyaşlarımı gördün mü koca adam?
Hep gülümsüyordum değil mi?
Ağladım oysa..
Sen bilmiyordun..
Peki ya yüreğimi?
Yangındım sana..
Sen görmüyordun..
Ve ben....
...
ya da unut gitsin en iyisi..

a way to remember

güzel filmdi hakkaten..beni bu kadar ağlatacağını da beklemiyordum açıkçası..
doktor'un kelebek'i tavsiye etmiş..benim bugün "puslu kıtalar atlası"nı almam gibi bişey bu da:) önce dr izledi,sonra ben..
güzel bi aşk gerçekten..ve aşkın insanı nasıl değiştirdiği..seven biri ne kadar kötü olabilir ki?gerçekten seviyosa,eğer gerçek sevgiyse hissettiği içinde ne kadar kötülüğü kabalığı benciliiği barındırabilr ki?insan olmayı öğretiyomuş demek ki aşk her şeyden önce..
bende çok değiştim seni tanıdıktan sonra..çok şey öğrendim senden,öğrenmeye de devam ediyorum hala..sen hayatımda oldukça daha öğrencek çok şeyim var senden..

kızın hasta olmassı..Allah kimsenin başına vermesin gerçekten de dr.un dediği gibi..
kendime bişey olsa güçlü olurum gibi geliyo,onunla yaşamayı bi şekilde öğrenirim.ama sevdiğim birine olursa,hele de sen..düşüncesi bile içimi parçalıyo..inş ömrün boyunca mutlu ve sağlıklı olursun,kötü olduğunu görmeye bende dayanamam ki..
bu gece ağladım gene ama sen gene yoksun..

26 Mayıs 2009 Salı

puslu kıtalar atlası

sende, ben, kutba giden bir geminin serguzestini,
sende, ben, kumarbaz macerasini kesiflerin,
sende uzakligi,
sende, ben, imkansizlgi seviyorum.

gunesli bir ormana dalar gibi dalmak gozlerine

ve kan ter icinde, ac ve ofkeli,

ve bir avci istihasiyla etini dislemek senin.
sende, ben, imkansizligi seviyorum,

fakat asla umitsizligi degil...




yine sana dair...


evet bugün aldım sonunda o çok sevdiğin kitabı bende..
taksimdeydim yalnız başıma,aslında mephistoya gitmekti amacım,orda arkadaşından almaktı..ama yapamadım,çok saçma geldi gidip tanışmak..zaten oraya gitmeden önce beşiktaş'taki alkım'dan almıştım..

ama gene de gittim mephisto'ya..aslında onu müjüye çok yakıştırdım...hele bugün..
ben seninle,o da müjüyle olsa..o da müjü gibi çatlak biri sanırım..
gittm,uzaktan gördüm..eminim beni görmemiştir bile.umrumda da değil sanırım..
seni tanıyan birinin varlığı güzel ama..yakınlarda onun olduğunu bilmek,koskoca istiklal caddesi seni yakından tanıyan bi tek ikimiz olduğunu bilmek güzel..sen olmasan da seni tanımadının sağladığı tek bi ortak nokta bile güven veriyo sanırım.
önce d&r'a gittim istiklal'de..nazım'ın tüm şiirleri kitabını buldum..nasıl da güzel bi kitap,içim gitti gerçekten..bu yaz çalışırsam alacağım kitaplardan ilki belki de..
sonra charles bukowski...senin sayende tanııdm onu da..o kadar yabancı şair içinde bi o vardı zaten tanıdığım,o da senin sayende..
ne kadar çok şey öğrenmişim meğer senden..sen bilmesen de..

kitap güzel gidiyo ya bitsin istemiyorum aslında ama bırakamıyorum da..tuhaf bi çelişkide kaldım..ince bi kitap ve çabuk bitecek biliyorum..bitince de üzülcem..ama okumak da istiyorum..
kıyamıyorum okumaya da..

"Dünya bir düştür. Evet ,dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır."

24 Mayıs 2009 Pazar

mephisto

bugün her yerde seni aradaı gözlerim yine,olmayacağını bile bile..engel olamıyorum ki..
hani diyo ya pinhani:
gözlerimi açsam da sen çıksan karşıma
gel beni azad et kayboldum karanlıkta
ben bizi unutmam,gitmek yakışmaz bana
yolcuyuz hayatta,sen gel otur yanıma..

sen gel otur yanıma..ne güzel bi söz..yol arkadaşım sen ol hayat boyu,hep yanımda ol.

salı günü taksim'e giderim diyorum...mephisto'ya uğrarım,puslu kıtalar atlası'nı alırım..
arkadaşını tanıyorum aslında az çok..ama tanımıyo gibi davranıyorum..acaba o da tanır mı ki?
umrumda bile değil aslında,sadece sana yaklaşmak için yaptığım şeyler bunlar..insanları sana yakın olmak için kullanıyorum resmen..onu bile..

23 Mayıs 2009 Cumartesi

bunu sormaya hakkın var mı?

hayır yok...sende biliyosun bunu..

karamürsel dedim hepinize..halbuki biliyodum gitmeyeceğimi.sadece saat 2ye kadar eczanede durayım diye bi bahane..
çünkü sen yoktun,görememiştim seni..
çünkü ben karamürsele gidiyorum dediğimde nasıl bi tepki vereceğini merak ediyodum..

aşağıda herkesle vedalaştım,yukarı çıktım..baktım gelmişsin:) ooo hoşgeldiniz dedim..
nbr iyi makarası yaptık,sanki slm vermiyosun'a inat..
ben gideyim artık dedim,vapur kaçacak.nereye dedin..karamürsel...
kiminle dedin..gelirse kankam yoksa tek başıma..
bizi de götür dedin sonra..bunu demeye hakkın yok biliyorsun dimi dedim..görüşürüz...
tam çıkıyodum..gel gel diye çağırdın..
döndüm geri..niye öyle dedin bu sefer,gülerek..yüzündeki o sırıtmayla..
bi ay kadar öncesine git bi düşün,gçrüşürüz dedim..çıktım gittim..

kulaklıklarımı taktım,run'u dinlemeye başladım..
light up,light up
as if u have a choice
even if u can not hear my voice
i'll be right beside u dear..

sekaya gittik sonra,seni anlattım ona..yaştan bu kadar bahsediyosa istemiyodur dedi...8 yaş..az değil tabii..ben senden bişey bekleyemeyeceğimin farkındayım aslında..bazen kalbimin sesini fazla dinliyorum,ona çok güveniyorum,kendimi çok kaptırıyorum ve benim canım yanıyo sonunda..sen benim kahramanımsın,hayallerimde her şeyimsin..

keşke dedim,o gelmediği için sende gelmezsin zaten,sen onunla sinemaya git deseydim dedim..ama aklıma gelmedi işte..

ne yapmaya çalıştığını bi anlasam..

konserde tanıştığım çocuklardan biri iki gündür soruyomuş beni..umrumda mı,değil..
beğenilmek sorulmak güzel şey..ama o kadar az umrumda ki adını bile bilmiyorum çocuğun..i
bak işte bu seninle onun farkı..o varken böyle tanıştığım bi çocuğa telefonumu vermiştim,onu unutmak için..sonra sevgilim oldu zaten o çocuk..
ama sende..yapamam ki..sana aşkıma ihanet edemem..istesem onun da adını telefonunu öğrenirdim..belki buluşurdum..
ama sen...olmasan bile öylesine benimlesin ki..

körsem,senden gayrısına yoksam,bozuksam..can benim,düş benim,ellere nesi??hadi gel,ay karanlık!!

22 Mayıs 2009 Cuma

100.kayıt 21:21

güzel bi zamanlama ve güzel bi sayı..
seninle ilgili herşey zaten o kadar güzel kii

gerçekten aklında mıyım acaba senin?
bu gece seni bekliyorum,her gece olduğu gibii ama biraz daha fazla..balkondayım,can atilla dinliyorum.sen gelirsin belki de sana konseri anlatırım diye umuyorum..
yada gelmezsin-ki büyük olasılıkla olacal olan bu.hep biliyorum içten içe umrunda olmadığımı ama vazgeçemiyorum işte..
onun da benim umrumda olmadığı gibi..onun canını yakıyorum biliyorum,hep üzülecek benim yüzümden..konuşuyorsam onunla arada sırada da olsa,biraz daha kolay atlatması için..iyi mi yapıyorum bilmiyorum..

ben yandım ama o yanmasın stiyorum..ben kendimden geçtim,ben seni görmediğim zamanlarda yaşadığımı hissetmiyorum artık.öyle yanıyorum ki ben kalmıyor artık,içimde biz oluyor o yangın.sen her ne kadar bilmesen de duymasan da yanmasan da..

bugün sana layık olmadığımı düşündüm sonunda..bakıyorum da kendime,böyle paspal,böyle salmış kendini..tombik..
benden önceki stajyerin resimlerine baktım..ve seni öyle bi kıza yakıştırdım aslında..biz çok farklıyız gibi geldi o an.biraz tuhaf belki saçma,fakir kız zengin çocuk muhabbetine benzedi biraz..
asıl o kız olmalı senin yanında,öyle canlı öyle sevgi dolu..her şeyi beraber yapabileceğiniz..şimdiye kadar nasıl yaşıyosanız öyle yaşamaya devam edebişeceğiniz..
seninle güzel bi dünya hayali kurdum kendimce..ama ben seni hak etmiyorum ki..

aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum.
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

ama seni seviyorum..

he shot me down bang bang

hayatıma bi güzellik daha kattın farkında olmadan..sayende olgunlaşıyorum uslanıyorum sanırım.

şiir okuyorum bu aralar..kendimi,sana olan duygularımı arıyorum dizelerde..
ilhan berk'te,lale müldür'de,attila ilhan'da ve tabii ki nazım'da...
ay karanlık..nasıl da güzel demiş ilhan berk ve nasıl da güzel okumuş ahmet arif:
körsem,senden gayrısına yoksam,bozuksam..can benim,düş benim,ellere nesi?haydi gel,ay karanlık...

senden gayrısına yokum ben...hiç kimse olmayacak..

ve lale müldür:ona kötü birşey olsun istedim,bana aşık olsun istedim..
bana aşık ol istiyorum ama ya gerçekten kötü bişeyse bu senin için..

nasıl bi aşktır,sevgidir bu..yapmam dediğim herşeyi yaptırıyo bana..
seni anlayabilmek için..

yeni türkü dinlemeye başladım dünden beri..resim..ne akdar güzel bi şarkı..
beni anlatıyo.ben resmine bakıp yaşıyorum seni,sen olmasan da..resminle dertleşiyorum,sana burdan mektuplar yazıyorum(belki bi gün gönderirim sende okursun diye)
ve okuduğum her cümlede,konuştuğum her insanda,gördüğüm her güzellikte sen de varsın...sen hep varsın...
hep de sen olacaksın...

hürrem sultan

az önce lale müldür'ü ararken karşıma çıkan blog yazarı.
aşık..yüzünü hiç görmediği birine,sadece sesini duymayla..

tuhaf bi olgu benim için bu..hiç görmediğin birine aşık nasıl olabilir ki insan?belki de eskiyi unutmak için bi çabaydı yaşadığı,onu unutmak için karşısına çıkan ilk insana belki normalde yapmayacağı halde daha sıkı sarılmak,sonra da yağmurdan kaçarken doluya tutulmak misali..

yağmurdan kaçarken doluya tutulmayı bende iyi bilirim:) senden önce de yaşamıştım,seninle de...ama en büyüğü sensin işte..çünkü ilk dolumdan kaçarken tutuldum sana..onu unutabilmek için..sonra bi baktım ki ben farkına varamadan,seni tanıdıkça aşık oldum sana..senden önce hiç kimseye hissetmediğim şeyleri hissettim hep,hala da öyleyim..
sen öyle bişeysin ki benim için,yanımda olmasan da sadece aklımda varlığınla..kimseyi görmüyo gözüm,bakamıyorum yanımda geçenlere bile..yolda yürüyorum ama önümü görmüyorum bile resmen..ufacık bi bakış bile ihanet gibi geliyo bu temiz aşkıma..

seni çok ama çok seviyorum..

21 Mayıs 2009 Perşembe

nöbet

yoksun bu gece,çoğu gece olmadığın gibi.
bu sefer kesin yoksun,yani ben msnde seni seviyorum diye haykırsam bile yoksun..

bu gece nöbettesiniz..uzun zaman önceden biliyodum aslında bu gece nöbetçi olduğunuzu.nisan nöbetinden önce hatta.
ama bilmiyo gibi davrandım.sizde bişey demediniz..
bu zamana kadar tüm nöbetlere gel demişti o bana,ama bu sefer demedi..sadece yarın nöbet var biliyo musun dedi..

bu gece sen onları eve bırakcaksın.o yanında oturcak senin,muahbbeti edicek seninle..
bense burda.........

temmuzda bende olurum belki..
yada ağustosta bi nöbet çıkışı uzun zamandır konuşmamız gereken şeyleri konuşuruz..

-erkek kadına dediki
seni seviyorum
ama nasıl
-evet aynen
-:D
-çok güzel ya
-camdan neymiş gibiydi
-avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya
-sıkarcasına parçalarcasına
hah işte:D
-:D

ben böyle seviyorum işte seni..ama sen bilmiyosun ki..





konser öncesi

dün uğradım konser öncesi uzun zamandan sonra...
sesini duymak seni görmek..öyle özlemişim ki.

ama o tuhaftı sanki gene,soğuktu gibi..huylandım da ben mi bi sorun arıyorum acaba herşeyde?
bana tiramisu vermen..telefonumun yeni olduğunu fark etmen..eczeneden çıkarken "biz gelmiycez konsere"demen.
hakkaten ne demek şimdi bu biz gelmiycez?? gel dedim mi hatırlamıyorum bile..zaten o olmadan da gelmezsin biliyorum.

tek olmak istediğim yer senin yanın..ne olursa olsun seni bi saniye görmek,sesini duymak için neleri göze alırım bi bilsen..

belki bigün seninle gideriz bi konsere..saçma salak bi hayal daha kurdum işte..

18 Mayıs 2009 Pazartesi

dün

sanki ters oldu bazı şeyler dün..

aslında çok düşündüm sen ordayken çevrimiçi olsam mı diye.dayanamadım sonra.gireri girmez de "nbr,hiç slm vermiyon?"
noluyoz dedim bi an..kim kime slm vermiyo,kim kimden hesap soruyo.
sen değil miydin ben yanına geldiğimde yüzüme bakmadan giden.onunla başbaşa sinemaya giden.doğumgünü msjıma cevap atmayan.
ve ben bunların hiç birini soramadım sana..sen öyle bi hesap sordun ki benden,haksız yere, ben bişey diyemedim.
aslında öyle sevindim ki bi yandan.
artık uğramıyosun,yolun düşmüyo artık diye..işim olmuyo çarşıda dedim.istenmediğimi hissettim orda diyemedim,canım istemei uğramak hiç diyemedim..sekada takılıyorum iyi geliyo dedim sadece..

sonra..taşınman..evlensen daha kolay olurdu belki..

sonra iletim.."yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?
"tahir ile zöhre"

sonra başka nazım şiirleri.
erkek kadına dedi ki,
seni seviyorum
ama nasıl?

yazman bunları öyle güzeldi ki..
hele "seni seviyorum"..
ahmet arif oku..dinliyorum dünden beni.."unutamadığım-cem karaca.

hayatıma bi güzellik daha kattın.

seni herşeyinle öyle çok seviyorum ki..

17 Mayıs 2009 Pazar

temmuz

şimdi temmuzu bekliyorum..
biliyoruk ki o zamana kadar bi şekilde kaçıcaksın benden.
stajda ne yapacaksın çok merak ediyorum.

dün gece yattığımda..
aklıma çok kötü şeyler geldi..senin ve onunla ilgili..
ya çıkıyosanız,ya ciddiyseniz.
ben nasıl dayancam bunlara bilmiyorum..sanırım bu yaz stajda her gün ağlıycam.ve her gün marinaya gidip tek başıma müzik dinliycem..yalnızlığım gene yanımda olacak.

city of angels


I rather like one touch of her hand, one smell of her hair, one kiss of her lips, than living in eternity without it!

kaçış

ne oldu bize böyle?
haklısın,biz diye birşey hiç olmadı ki..

gene de iyi arkadaş olabiliriz sanıyodum,arkadaş olabilcez belki bigün.nasıl da yanılmışım halbuki.

bugün beni görünce alt kata inmen nasıl canımı yaktı bilmiyosun tabii.
ya da biliyosun,ve bildiğin için özellikle yapıyosun bunu bana..benden kaçıyosun..

bu yaz çok zor geçicek..

14 Mayıs 2009 Perşembe

seni seviyorum

yanımda hayatımda olmasan da..
bana hem bu kadar yakın,hem bi o kadar uzak olsan da..

bazen onda ne bulduğunu merak ediyorum..öyle farklısınız ki...
sen..
öyle çok şey biliyorsun ki,ve bu benim için öylesine hayranlık uyandırıyo ki sana karşı..

ama o..
ne konuşuyosunuz başbaşa kalıcan onu bile anlamıyorum ki..

björk'ü,teğmen dan'i,forrest'ı..
sen tv izlemeyi sevmezsin bile,ama o tv başından kalkmaz ki..
ne müzik zevkiniz benzer,ne film..

ne bileyim..amacım onu yermek de değil aslında,o da o kadar iyi biri biliyorum..

ama sana layık görmüyorum sanırım..o değil de başkası olsaydı bu kadar yanmazdı canım..

ne beraber nargile içebilirsiniz,ne dans edebilirsiniz..
yakışmıyo sana o...

kıskançlıktan ne dediğimi bilmiyorum belki de...
tek bildiğim seni çok sevdiğim..

stajım bittikten sonra hala seni seviyorsam...bu sefer konuşcam seninle...sanırım yanii

seni seviyorum ya herşeye rağmen..

12 Mayıs 2009 Salı

tşk

sen değil miydin bi slm vermeden geçtin diyen?

şimdi ise,bi tşk etmeyen sensin...

kabus gibi günler yaşıyorum bu aralar...tek yapabildiğim de çabuk geçmesi için dua edebilmek sadece..

seni çok özledim...
seni çok seviyorum...

11 Mayıs 2009 Pazartesi

beklenen gün

evet bugün 11 mayıs...merakla beklediğim gün,onun doğum gününden beri..
sana da bi hediye alıcam dedim,sana özel olacak...
şimdi halimize bak..

msjıma cevap atmadın,aslında atmayacağını hep biliyodum..ama bi umut dedim hep...

kabus gibi bi gün geçti..

sonra eniştenle aynı otobüsteydi gene..o beni istememezlik yapmayacak en azından bunu biliyorum..o da umarım ablan da..
herşeye rağmen ben fazlalık hissedicem kendimi orda..tek arkadaşım muharrem abi olcak belki de..

bi daha nasıl yüzyüze bakıcaz?

10 Mayıs 2009 Pazar

23:23

son dakiklar..
ne yapacağımı bilmiyorum aslında..

bugün yalnız sekadaydım.seninde gelmenin,bi yerden karşıma çıkmanın hayalini kurdum tüm gün..ama gelmedin..sonra müjüm geldi dertleştik öyle..

korkuyorum..
ama biliyorum ki cevap atmayacaksın sen,bi tşk etmeyeceksin bile..
bunları söyleyebilcek kadar tanıyorum artık seni,ama gene de bi şekilde kutlamak istiyorum.önemlisin benim için,hem de çok..

1 saat sonra bakalım neler olcak?

24 saat kala

korku heyecan telaş..
mesaj atıcam altı üstü ama gerildim gene de..

hele bugün onun tavrından sonra..onu kaybetmişim anladım artık..
seni kaybetmek çok acı zaten..bi de bi arkadaş kaybettim ben..sevdiğim,değer verdiğim birini kaybettim.senin yokluğun kadar olmasa da bu da yakıyo canımı..
hayatımda çok sık insan kaybetmem,çünkü çok savaşırım bunun için..bi insanı bi şekilde kazanmışsam,hayatımdaysa kolay kolay çıkartmak istemem..ama bu sefer elimden bişey gelmiyo.
çok canım yanıyo bilmiyosun tabii..

dün iyiyim diyodum ama.bugün onun tavrı da kötü etkiledi beni.seni ve onu düşündüm sürekli.
eğer mutlu olcaksanız..

sen mutlu ol yeter..

9 Mayıs 2009 Cumartesi

ekşi'den

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=16119786

8 Mayıs 2009 Cuma

lies


i think it's time, we give it up
and figure out what's stopping us
from breathing easy, and talking straight
the way is clear if you're ready now
the volunteer is slowing down
and taking time to save himself

the little cracks they escalated
and before you know it is too late
for making circles and telling lies

you're moving too fast for me
and i can't keep up with you
maybe if you slowed down for me
i could see you're only telling
lies, lies, lies
breaking us down with your
lies, lies, lies
when will you learn

the little cracks they escalated
and before you know it is too late
for making circles and telling lies

you're moving too fast for me
and i can't keep up with you
maybe if you'd slowed down for me
i could see you're only telling
lies, lies, lies
breaking us down with your
lies, lies, lies
when will you learn

so plant the thought and watch it grow
wind it up and let it go
so, if you want something
and you call, call
then i'll come running
to fight, and i'll be at your door
when there's something worth running for

when your mind's made up
when your mind's made up
there's no point trying to change it
when your mind's made up
when your mind's made up
there's no point trying to stop it

you see, you're just like everyone
when the shit falls all you want to do is run, away
and hide all by yourself
when you're far from me, there's nothing else

when your mind's made up
when your mind's made up
there's no point trying to change it
when your mind's made up
when your mind's made up
there's no point even talking
when your mind's made up
when your mind's made up
there's no point trying to fight it

so, if you ever want something
and you call, call
then i'll come running.





aynen böyle işte...ne dersem neye karar verirsem vereyim..sen çağırdığın zaman koşa koşa geleceğimi biliyorum,buna değecek bişey olmasa da...

ilk gün

bugün sensiz hayatımın ilk gününü yaşadım..
aslında biraz geç başladım belki ama o şoku daha yeni atlatıyorum sanırım...

aslında tahmin ettiğimden daha iyiydim,sanırım bu yüzden yeni başlıyorum diyebiiyorum.seni silmek zaman alacak elbette ama yapacak başka bişey yok biliyorum artık...
en ufak bi duygusal şeyde bile gözlerim doluyo şimdi...halbuki bunları yzmayacaktım..sana rağmen iyi olduğumu yazcaktım,tahmin ettiğim kadar sevmiyomuşum diyecektim..

boşver sen beni diycem ama zaten umrunda değilim..

hayat sensiz de devam etmek zorunda dimi?
insan nelere alışmıyo ki? ailesinin yokluğuyla bile baş etmek zorunda kalıyo.gün geçtikçe bişeyler kaybediyosun yaşamdan zaten.ben salı günü anladım bi kayıp daha verdiğimi.ama buna da alışmaktan başka çare yok işte.

zaten kaybetmeyi öğrenmekten başka neydi ki yaşam?

yarın yalnız başıma sahillere vurcam kendimi...müzikle beraber ağlarım da açılırım belki..
ikinci günüm de güzel geçer umarım..
pazartesi..napcam bilmiyorum aslında.mesaj atarım ama gene de.

hayat sensiz geçmek zorunda..

7 Mayıs 2009 Perşembe

moda sahil

bugün herkes üzgün görünüyosun diyip durdu..kötüydüm gerçekten de..canım o kadar sıkkındı ki..
iremle konuştuk biraz,sevimli dedi senin için:)
hayranlık,sende kendimi görme..evet diyo aşk bu demek..evet bu ama...

sonra moda sahil...yalnız sahilde oturdum radyo dinledim...
seni düşündüm,ve onu tabii.
sahi ne yapıcam ben?

zor...çok zor..hiç olmadığı kadar zor..
işim ironik tarafı seni unutmam istememeö..içimde bi şekilde yaşa istiyorum.gelmeyecek olsan da aşkın öyle güzel ki,ona kıyamıyorum..

sonra eniştenle aynı otobüsle geldik.büyük ihtimalle görmedi beni ama ben gördüm.artık onu görünce bile heyecanlanıyorum..iyi ki yanyana değildik onunla diye düşündüm,telefonun ekranında sen vardın çünkü..

seni çok seviyorum

6 Mayıs 2009 Çarşamba

kehanet

demek gittiniz o filme,başbaşa...
niye çağırmadınız diyemedim bile,diyemem..
demek bu yüzden pazar günü evde olmamla o akdar ilgilendi,nasıl evde oturdun hava çok güzeldi dedi..senin aldığın kolyeyi,küpeleri takması..

o yoksa gelmem dediğinde benden çekindiğin için dediğini düşünmüştüm...
ama onunla gidebiliyosan.

mutluluklar...

5 Mayıs 2009 Salı

once

aşk'ın da, sevgi'nin de, müziğin de, hayat'ın da tanımı olabilecek film.

--- spoiler ---

-aç mısın?
-ben her zaman açım..

--- spoiler ---

işte yanında böyle rahat, samimi olabildiğin.. kasım kasım kasılmadığın kişiyi bulunca sarıl ona.



işte böyle rahatım yanında...ve bu yüzden daha bi sıkı sarılıyorum sana...
ne de olsa ONCE in a lifetime

falling slowly

i don't know you
but i want you
all the more for that
words fall through me
and always fool me
and i can't react
and games that never amount
to more than they're meant
will play themselves out

take this sinking boat and point it home
we've still got time
raise your hopeful voice you have a choice
you've made it now

falling slowly, eyes that know me
and i can't go back
moods that take me and erase me
and i'm painted black
you have suffered enough
and warred with yourself
it's time that you won

take this sinking boat and point it home
we've still got time
raise your hopeful voice you had a choice
you've made it now

take this sinking boat and point it home
we've still got time
raise your hopeful voice you had a choice
you've made it now
falling slowly sing your melody
i'll sing along



ilk dinlediğimde çok dokundu bu şarkı bana,onlar söyledi ben ağladım..
hele de:

take this sinking boat and point it home

we've still got time
raise your hopeful voice you had a choice
kısmında...

tam da artık beni kurtarsan demiştim sana...fark et beni,iyi kötü bişeyler söyle...
seçim senin...


glen'in marketa'ya sorduğu "eşini seviyor musun" sorusuna marketa'nın verdiği ve çekce olduğu için anlamadığımız cevap "seni seviyorum"dur.


bunu okuduğumda bi kez daha aşık oldum bu filme...bi gün bende yaparım belki bunu..sen anlamasan da yüzüne seni seviyorum demek belki de...söylediğinde kaybetmekten öyle korkarsın ki,söyleyemezsin..anlamasın da başka bi dilde belki..
soru sormayı bilmek yeterli değilmiş gerçekten de,cevabı da anlamak gerekiyomuş..

ve en sonunda...
-how often do you find the right person?? -once,in a lifetime!!
sadece bi kere...
senden vazgeçmeyeceğim...sadece biraz zamana ihtiyacım var...
doğru olduğunu anladığında asla vazgeçme!!


4 Mayıs 2009 Pazartesi

selam

ben sana selam vermez miyim hiç,hiç seni görmezden gelebilir miyim ki?
seni böylesine severken...

bugün seni göreceğimi bilmesem gelir miydim sanıyosun oraya?

artık bi slm bile vermiyomuşum...buna kendin inanabilir misin ki önce..

gör artık şu gerçeği,nolur kurtar beni...evet yada hayır..sadece bişey söyle..

"en çok seni seviyorum nicedir"

2 Mayıs 2009 Cumartesi

1 sn...

"bazen bir saniye binlerce yıl demek"
bunun anlamını gittikçe daha iyi anlıyorum sayende....

bugün biz otobüsle gelirken..aslında bi umut diyodum,görürüm belki,arabayla geçerler onalr,eczanenin kapanış saatine yakın.biz çınarlıdayken trafiğe yakalandık ve nasıl bi telaş bendeki,seni göremicem diye.parkın oraya yaklaşırken,mavi bi megane gördüm,zaten bütün mavi arabalard bi tuhaf oluyorum artık..acaba sizin mi dedim,tam çıkış saatine yakın,tam da olması gerektiği yerde..en son plakadan anladım iyice,sendin içideki ve ablan tabii ki..
ablan kullanıyordu bu sefer,sende yanında oturuyordun,elinde puron vardı sanırım...öylece bakakaldım siz geçerken...bwni görebilmiş olmanı nasıl da isterdim.

özlemi hiç böyle yaşamadım daha önce,kimse senin kadar özlenmedi ki.

ve ben kimseyi bi saniye olsun görebilmek için bunca çaba göstermedim,bi saniye görünce böyle mutlu olmadım...
ve bana daha önce söyleseydi birileri aşkın azabının böylesine tatlı olduğunu,yaşamasaydım bunu seninle,kesinlikle inanmazdım...
Fuzuli der ki:"Aşk ayrılığı bir azabtır, azab "a-z-b"kökünden türemiştir ve bu da "lezzet"anlamına gelir. Demek ki aşkın azabında da bir lezzet vardır"


ben seni nasıl bu kadar seviyorum???

önceki gün cancanıma eczaneden el sallaman...öyle hoşuma gitti ki bilemezsin.dün beni mutlu eden tek olay buydu sanırım..ona el sallaman,görsün seni diye cama vurman...

bazen böyle güzel şeylerle bi umut yeşeriyo içimde böylesine...ama olmayacak biliyorum.gene de vazgeçemiyorum seni sevmekten...aşkın azabı gerçekten de tatlıymış diyorum bu yüzden...

seni çok seviyorum

11/05/80

bi pazar günü:)

1 Mayıs 2009 Cuma

eğer

O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...
sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,
ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse...
elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse,
kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
her şiirde anlatılan O’ysa... her filmin kahramanı O... her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa...
bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,
iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...
iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız...
O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine...
uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa,
nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...
kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...
gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...
...o halde bugün sizin gününüz!..
"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=14845132

dün çocuktum. bakışlarımdaki merak henüz hüzne dönüşmeden, içimdekiler başkalarının ve kendimden saydıklarımın elleriyle parçalanmadan evvel. oyuncaklarım vardı, saçı şeker gibi kokan oyuncak bebeğimi kaybetmemiştim, sarılıp uyuduğum bir oyuncağım olmadı hiç, gece uyandığımda karanlıktan korkmadığım tek bir günüm olmadı, ama dünya daha hızlı dönüyordu dün, daha kolay yol alıyordu hayatlar, heyecanlanmak daha kolaydı, hüznün tepesine güneş daha çabuk doğuyordu. düşüyordum, dizlerim kanıyor, ellerim acıyordu, yüzümde bir an gözüken o korku ifadesi, belki şaşkınlık aniden yokoluyordu sonra. masallar dinliyordum, masallar can yakmıyordu, resimler daha renkliydi, hiç bir boya kalemi dümdüz siyah çizgiler çizmiyordu. gözlerimi kapattığımda ışıl ışıl oluyordu her yer, o pırıltılı yıldızları görebiliyordum.
bugün büyüdüm. dünyanın, o huzura değmeyen bir yerindeyim şimdi. içim yıkık dökük olmuş, içim benden uzakta, bir başka yerden duyduğum acım. dünya çok yavaş bugün, bugün hayatın en önemli renkleri soluk, heyecanlar büsbütün hüzne dönüşmüş gibi. düşüyorum belki, dizlerim kanıyor, ellerim acıyor, yüzümde bir acı ifadesi, ağlamak istiyorum, olmuyor. gözlerim benden önce anlatıyor, içimde bağırtılar, içimde bir sürü ses, içimde masallar, artık acıtan, hep dinlediğim, belki hep dinleyeceğim, sonunu hiç öğrenemeyeceğim masallar. gözlerimi kapattığımda büyük bir karanlık, içinde bir kaos barındıran, bir ucundan tutsam nerelere daha savrulacağımı bilmediğim. yıldızları özledim, o pırıltılı yıldızlarla oynanan oyunları, orda yaşandığına inandığım masalları.
dün çocuktum..

-nereye!?

bugün bana söylediğin tek kelime...
merak ediyo musun gerçekten nereye gittiğimi,yoksa laf olsun diye dediğin bişey mi?
her seferinde aynı tonlamayla,biraz şaşkınlık biraz merak sorusu,nereye??

keşke sende gelsen bi gün benimle...