geçen sene bugün,bu gece..
msndesin canın sıkkın..
sonra the prestige'ı izlemeye gidiyosun komşularınıza...
ertesi gün hayatımda son 2 senedir ağladığım korktuğum gün..
sen hayatıma girdiğin andan itibaren,22 martı yanında geçirmeyi istemiştim..
ertesi gün,o zaman kankan sandığım insan buluşalım diye msj atıyo..laf arasına seni sokuşturuyorum,seni çağırmasını sağlıyorum..
22 mart korkumu o gün seninle yeniyorum..
yarın gene 22 mart..
gene bi korku sanki..
birilerine sığınma ihtiyacı sanki..ama gene de kimseye dokunamama..
birilerine ihtiyacım var...
onu özlemişim sanki...
senden sonra gelecek düşünebileceğim tek insandı belki,en azından şimdilik tanıdığım...
garipti...
ona da sığınamıyorum,okuldakine de,motorluya da..sana da...
müjü olmasa nasıl yalnız hissederdim bu dünyada kendimi?
salı papatyanın doğum günü..uğrarım salı yanınıza..
seni özledim..
21 Mart 2010 Pazar
6 Mart 2010 Cumartesi
nerede ben?
bu yazıyı ilk okduğumda anlamamışım sanırım ne demek istediğini,bu kadar dokunmamış mı anlamıyorum..
aslında o zaman daha çok yanıyodu canım,her şey daha yeniydi.her dakikam hala seni düşünmekle geçiyodu.belki ayrılırsınız demekle..
ama şimdi..bu boşvermişliğim..bu kadar güzel çarpılınca yüzüme.
bi yerlerde yanlış yapıyorum sanırım..ne kendim mutlu olabiliyorum,ne de etrafımdakileri mutlu edebiliyorum..
hiç bişeyden tat almadan,böyle bi boşvermişlikle yaşıyorum...
"Her tarafı çaresiz bir hikaye
Gerçekleşemiyorum…
Bunun sancısıdır belki beni kendime takatsiz bırakan. Taşikardi, huzursuzluk, sevdiğinin hayatına tecavüz; önden, arkadan!
Durulmuyor, durulamıyorum. Bir deniz kıyısı hikayesine tutulmuş içim. "Dolunay".
Yalnızlığın mastar hali en güvenilir yer. Bütünüyle yitirmek, yitirebileceklerini tüketmiş olma rahatlığı, kayıpsız günler. Elden alınacak bir şeyin kalmamışlığı. Elde var "sıfır".
Kendi ellerimle cinayetini işliyorum hayatımın. Hiç bu kadar yalnız kalmamıştım. Her ikililikte, içime düşen mutluluk gürültü çıkarıyor. Gürül gürül. Her iç ısınışımda, en kötü halimin hayaliyle sınıyorum kendimi. Sevinmenin membasını kurutup aklımda, sanal tarafsızlığımı yaşıyorum. "Üzülme düzelir, sevinme bozulur". Bozuk ağızlar, kof inançlar.
Ben neredeyim. Nerede benim. Hangisi kimin? Nerede ben kendimim? Bana ne! Kime ne? Kimsesize ne?o ö pe re ..falan ve filan. Gerçekten sevilemeyecek kadar acıyım, kekreyim, dişliyim, dişsizim, işsizim, sizinim, sizim, kiminim? İnim inim inler durur eş sesler dağarcığımda. Dar ağacımda. Bodur, kof, köksüz aslında. İçime gömülü köklü bir aslım da var aslında.
Ben neredeyim. Nerede benim. "
(jehan barbur:yeryüzü)
aynı benim hikayem gibi..
ve benim sorum:nerede ben?
aslında o zaman daha çok yanıyodu canım,her şey daha yeniydi.her dakikam hala seni düşünmekle geçiyodu.belki ayrılırsınız demekle..
ama şimdi..bu boşvermişliğim..bu kadar güzel çarpılınca yüzüme.
bi yerlerde yanlış yapıyorum sanırım..ne kendim mutlu olabiliyorum,ne de etrafımdakileri mutlu edebiliyorum..
hiç bişeyden tat almadan,böyle bi boşvermişlikle yaşıyorum...
"Her tarafı çaresiz bir hikaye
Gerçekleşemiyorum…
Bunun sancısıdır belki beni kendime takatsiz bırakan. Taşikardi, huzursuzluk, sevdiğinin hayatına tecavüz; önden, arkadan!
Durulmuyor, durulamıyorum. Bir deniz kıyısı hikayesine tutulmuş içim. "Dolunay".
Yalnızlığın mastar hali en güvenilir yer. Bütünüyle yitirmek, yitirebileceklerini tüketmiş olma rahatlığı, kayıpsız günler. Elden alınacak bir şeyin kalmamışlığı. Elde var "sıfır".
Kendi ellerimle cinayetini işliyorum hayatımın. Hiç bu kadar yalnız kalmamıştım. Her ikililikte, içime düşen mutluluk gürültü çıkarıyor. Gürül gürül. Her iç ısınışımda, en kötü halimin hayaliyle sınıyorum kendimi. Sevinmenin membasını kurutup aklımda, sanal tarafsızlığımı yaşıyorum. "Üzülme düzelir, sevinme bozulur". Bozuk ağızlar, kof inançlar.
Ben neredeyim. Nerede benim. Hangisi kimin? Nerede ben kendimim? Bana ne! Kime ne? Kimsesize ne?o ö pe re ..falan ve filan. Gerçekten sevilemeyecek kadar acıyım, kekreyim, dişliyim, dişsizim, işsizim, sizinim, sizim, kiminim? İnim inim inler durur eş sesler dağarcığımda. Dar ağacımda. Bodur, kof, köksüz aslında. İçime gömülü köklü bir aslım da var aslında.
Ben neredeyim. Nerede benim. "
(jehan barbur:yeryüzü)
aynı benim hikayem gibi..
ve benim sorum:nerede ben?
5 Mart 2010 Cuma
gene
onu da kaybettim sanırım..
içimde bi yerlerde kaybetmenin buruk acısı gene...
içimde bi yerlerde biliyorum aslında en güzelinin,en doğrusunun bu olduğunu...ama gene de içim acıdı hafiften..
motorluda olduğu gibi,arkadaşında olduğu gibi..
bi burukluk var...
ilgisi hoşuma gidiyo,alışıyodum ona...
benim sorunum bu,çok çabuk alışıyorum herşeye,herkese..çabuk bıkıyorum sonra da...
ama motorluyu da arkadaşını da onu da ben bırakmadım,gene onlar bıraktı beni...düşünmedim değil aslında,çok düşündüm hayatlarından çıkmayı...ama yapamadım..
o yüzden gittiklerinde sadece burukluk hissettim..arkalarından koşmadım..niye gitti diye sorgulamadım...
en önemlisi de neydi biliyo musun,en iyisinin bu olduğunu taa içerden bilmek..kimseyi üzmediğimi görmenin rahatlığı biraz da..
ne de olsa onun dediği gibi:
having many things can be share does not mean can share a life.its important that can share an heart!
içimde bi yerlerde kaybetmenin buruk acısı gene...
içimde bi yerlerde biliyorum aslında en güzelinin,en doğrusunun bu olduğunu...ama gene de içim acıdı hafiften..
motorluda olduğu gibi,arkadaşında olduğu gibi..
bi burukluk var...
ilgisi hoşuma gidiyo,alışıyodum ona...
benim sorunum bu,çok çabuk alışıyorum herşeye,herkese..çabuk bıkıyorum sonra da...
ama motorluyu da arkadaşını da onu da ben bırakmadım,gene onlar bıraktı beni...düşünmedim değil aslında,çok düşündüm hayatlarından çıkmayı...ama yapamadım..
o yüzden gittiklerinde sadece burukluk hissettim..arkalarından koşmadım..niye gitti diye sorgulamadım...
en önemlisi de neydi biliyo musun,en iyisinin bu olduğunu taa içerden bilmek..kimseyi üzmediğimi görmenin rahatlığı biraz da..
ne de olsa onun dediği gibi:
having many things can be share does not mean can share a life.its important that can share an heart!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)