26 Aralık 2010 Pazar

çıkmaz

içim daralıyo, canım acıyo hiç acımadığı kadar belki de...
o da anlamıyo bunu..

anlamıcaksa niye hayatımda ki? daha da çok canımı yakmak için mi? yeterince acımıyo mu kanamıyo mu?

biliyodum bunları yaşayacağımı
onunla tanıştığım andan itibaren biliyodum. bu yüzden kaçtım ondan. o geldi peşimden, karşı koyamadım. senden sonra sevebiliyosam, mutlu olurum sandım belki de kalbimdeki tüm korkulara inat.. olmadı işte
bile bile girdi hayatıma,şimdi de bile bile yakıyo canımı, hiç hakkı yokken.
kendince haklı olsa da...

haklı çünkü ben kendime güvenemezken o bana nasıl güvensin?
haklı çünkü sürekli hayatımıza müdahele etcek insanlar istemiyo..
ama haksız da
niye haksız biliyo musun? ben hayatım yok gelme diye uyardım. ben ailemle kimseyi muhatap etmek istemiyorum, benim ailem ben katlanırım ama kimseden çekmesini beklemem dedim
bunları bile bile geldi.
şimdi de..
umut ettiği hiç bişeyden ben sorumlu değilim.. kalbi kırıldıysa umutları boşa çıktıysa bunların sorumlusu da ben değilim.
o kendi hesaplayamadığı şeylerin bedelini ödüyo
ama bana daha da fazla ödetiyo..

öyle bi çıkmazdayım ki...

19 Mayıs 2010 Çarşamba

o...

noluyo bana anlamıyorum..
senden sonra imkansız derken..
kendime itiraf etmeye bile korkuyorum aslında ama seviyorum onu...

korkuyorum..bi daha dayanamam kaybetmeye,kaybolmaya...o da giderse -ki gidecek,biliyorum,adım gibi biliyorum- bi daha nasıl güvenirim insanlara? çok alıştım ona,bazen herşeye rağmen onunla olabilirim diyorum..bazen de olmaz diyorum..
olmaz diyince de korkularım başlıyo...tekrar kaybetmeye dayanabilir miyim bilmiyorum? bilsem...
bile bile pişti olmak bu belki de.. ikimizde de bişeyler varken,hiç bişey olamayacak olması belki de..

neyi fark ettim biliyo musun?o davetiyeyi aldığım gün,onunla konuşurken benden uzaklaşsın diye,tam da başarmışken aslında...gitmesini istemediğimi fark ettim...gitmesin istedim,hep yanımda kalsın...
en az davetiye kadar canımı yakmış gidişi...tekrar geldiğinde ise..yeni bi hayata başladım sanki,hayallerimde senin olmadığın bi hayat..hayallerimde onun olduğu,onun da olmayacağını bile bile üstelik...
ama mutluyum onun yanında,canlandığımı nefes aldığmı hissediyorum...içimde yeniden bişeyler kıpırdıyo,yeniden bahar geliyo...garden state'deki gibi "güvende hissediyorum,evimde gibi"
gitmesin istiyorum,hiç gitmesin,hep benimle olsun yanımda olsun...

26 Nisan 2010 Pazartesi

davetiye

resmen içime etti ya,kendimde değilim hala.nerdeyim kimleyim napıyorum bi fikrim yok,tek bildiğim ölüyorum...

adım adım yaklaşıyorum ölüme..
34 gün sonra..

o da umrumda değil,dünya umrumda değil..
sen yokken o kadar zor ki..
"yeniden doğmak kadar mümkün yeniden aşık olmak,yerine yeniden koymak..ellerimde gözlerimde sözlerimde onun izi varken"

30 mayısa kadar ölsem keşke..ya dayanamazsam,nefes alamazsam,gerçekten ölürsem...
bir tek sabır istiyorum,dayanma gücü..kalmadı çünkü,zorluyorum hala ama bitiyo o da..

onun da umrumda değilmişim üstelik,o yanımda olur belki diyodum ama..
böylesi onun için daha iyi,uzak kalsın benden..

18 Nisan 2010 Pazar

git!!

sanki yazmayalı çok uzun zaman olmuş gibi...

noluyo bana anlamıyorum..tek istediğim canım yanmasın daha fazla,kaldıramam..ama o da yakıyo canımı..
alışıyorum ona,bana uymayan düşüncelerine rağmen alışıyorum..
canımı yakıyo bu da..
kaldıramam bi kere daha bunu..
ne durumda olduğumu biliyo aslında,ne düşündüğümü,niye böyle davrandığımı..bi daha kaldıramayacağımı biliyo...o da kaldıramaz biliyorum ama...

kimse hiç bişey umrumda değilken ne güzeldi aslında..niye girdi hayatıma,niye yakıyo canımı gene? ben istemedim o olsun,yanımda olsun,bana yakın olsun.o geldi başta..
böyle gitmeye hakkı yok..

ama en iyisi bu belki de..ne kadar erken kurtulursa benden,o kadar iyi onun için..bu sefer kimseye kötü bişey olmasını istemiycem,sevmesin beni aşık fln da olmasın..uzak dursun benden..
günahıma girmeden,katilim olmadan gitsin...

21 Mart 2010 Pazar

milord

geçen sene bugün,bu gece..
msndesin canın sıkkın..
sonra the prestige'ı izlemeye gidiyosun komşularınıza...

ertesi gün hayatımda son 2 senedir ağladığım korktuğum gün..
sen hayatıma girdiğin andan itibaren,22 martı yanında geçirmeyi istemiştim..
ertesi gün,o zaman kankan sandığım insan buluşalım diye msj atıyo..laf arasına seni sokuşturuyorum,seni çağırmasını sağlıyorum..
22 mart korkumu o gün seninle yeniyorum..

yarın gene 22 mart..
gene bi korku sanki..
birilerine sığınma ihtiyacı sanki..ama gene de kimseye dokunamama..
birilerine ihtiyacım var...

onu özlemişim sanki...
senden sonra gelecek düşünebileceğim tek insandı belki,en azından şimdilik tanıdığım...
garipti...


ona da sığınamıyorum,okuldakine de,motorluya da..sana da...
müjü olmasa nasıl yalnız hissederdim bu dünyada kendimi?

salı papatyanın doğum günü..uğrarım salı yanınıza..
seni özledim..

6 Mart 2010 Cumartesi

nerede ben?

bu yazıyı ilk okduğumda anlamamışım sanırım ne demek istediğini,bu kadar dokunmamış mı anlamıyorum..
aslında o zaman daha çok yanıyodu canım,her şey daha yeniydi.her dakikam hala seni düşünmekle geçiyodu.belki ayrılırsınız demekle..
ama şimdi..bu boşvermişliğim..bu kadar güzel çarpılınca yüzüme.
bi yerlerde yanlış yapıyorum sanırım..ne kendim mutlu olabiliyorum,ne de etrafımdakileri mutlu edebiliyorum..
hiç bişeyden tat almadan,böyle bi boşvermişlikle yaşıyorum...


"Her tarafı çaresiz bir hikaye

Gerçekleşemiyorum…
Bunun sancısıdır belki beni kendime takatsiz bırakan. Taşikardi, huzursuzluk, sevdiğinin hayatına tecavüz; önden, arkadan!
Durulmuyor, durulamıyorum. Bir deniz kıyısı hikayesine tutulmuş içim. "Dolunay".
Yalnızlığın mastar hali en güvenilir yer. Bütünüyle yitirmek, yitirebileceklerini tüketmiş olma rahatlığı, kayıpsız günler. Elden alınacak bir şeyin kalmamışlığı. Elde var "sıfır".
Kendi ellerimle cinayetini işliyorum hayatımın. Hiç bu kadar yalnız kalmamıştım. Her ikililikte, içime düşen mutluluk gürültü çıkarıyor. Gürül gürül. Her iç ısınışımda, en kötü halimin hayaliyle sınıyorum kendimi. Sevinmenin membasını kurutup aklımda, sanal tarafsızlığımı yaşıyorum. "Üzülme düzelir, sevinme bozulur". Bozuk ağızlar, kof inançlar.
Ben neredeyim. Nerede benim. Hangisi kimin? Nerede ben kendimim? Bana ne! Kime ne? Kimsesize ne?o ö pe re ..falan ve filan. Gerçekten sevilemeyecek kadar acıyım, kekreyim, dişliyim, dişsizim, işsizim, sizinim, sizim, kiminim? İnim inim inler durur eş sesler dağarcığımda. Dar ağacımda. Bodur, kof, köksüz aslında. İçime gömülü köklü bir aslım da var aslında.
Ben neredeyim. Nerede benim. "

(jehan barbur:yeryüzü)

aynı benim hikayem gibi..
ve benim sorum:nerede ben?

5 Mart 2010 Cuma

gene

onu da kaybettim sanırım..
içimde bi yerlerde kaybetmenin buruk acısı gene...
içimde bi yerlerde biliyorum aslında en güzelinin,en doğrusunun bu olduğunu...ama gene de içim acıdı hafiften..
motorluda olduğu gibi,arkadaşında olduğu gibi..
bi burukluk var...
ilgisi hoşuma gidiyo,alışıyodum ona...
benim sorunum bu,çok çabuk alışıyorum herşeye,herkese..çabuk bıkıyorum sonra da...
ama motorluyu da arkadaşını da onu da ben bırakmadım,gene onlar bıraktı beni...düşünmedim değil aslında,çok düşündüm hayatlarından çıkmayı...ama yapamadım..
o yüzden gittiklerinde sadece burukluk hissettim..arkalarından koşmadım..niye gitti diye sorgulamadım...

en önemlisi de neydi biliyo musun,en iyisinin bu olduğunu taa içerden bilmek..kimseyi üzmediğimi görmenin rahatlığı biraz da..
ne de olsa onun dediği gibi:
having many things can be share does not mean can share a life.its important that can share an heart!

20 Şubat 2010 Cumartesi

...

aslında bugün gelebilirdim eczaneye yanına,ama istemedi canım...ne bileyim,sadece sen olsaydın belki ama başka kimseyi görmek istemedi canım,kimseye derdimi anlatmamak tek kelime konuşmamak..

şimdi de...çok özlemişim seni,çok göresim geldi,senle konuşasım var..
geçen sene nasıl da mutluymuşum ama kıymetini bilmemişim resmen...

bi daha kimseyle bu kadar güzel şeyler paylaşamıcam..gözlerine bakınca içimden bişeyler kopmayacak böylesine...

seni çok özledim...
keşke papatyan da seni bu kadar sevebilseydi,o sana baktığında bu aşkı görebilseydim...
seni benim kadar sevmicek,bende kimseyi senin kadar sevmiycem...

seni istedim bi tek,o da olmadı...ben daha ne istiyim bu dünyadan ki?

alper akpınar süper yazmış gene bence.demiş ki:bende hep biraz sen kalacak,sen hep bende kalsan?

sen hep bendesin aslında,hiç olmasan da

13 Şubat 2010 Cumartesi

yalnızlık


geçen seneyi hatırlıyorum da..
14 şubatta yanındaydım...
ve karanfilim..senden alamasam da senin elin değdiği için seçmiştim onu..soldu gitti şimdi..ama aşkım solmadı hiç..

ne güzelmiş geçen sene,ne mutluymuşum bu zamanlar..uzun sürmeyeceğini hep biliyordum aslında,ama bu kadar kısa olmamalıydı..

bazen yeni bi hayat kurayım diyorum,en baştan,onunla...şimdi kuzeninin fotlara bakarken rastladım da...o olabilirdi aslında biliyo musun?ne bileyim senin fotonu görmek için bakmıştım,ağlıyodum..onu görünce içim ısındı,gülümsedim...
ama ona yazık olmaz mı böyle,ona haksızlık etmez miyim?sürekli canı yanan o olmaz mı herşeye rağmen?
en güzeli kimseye zarar vermeden yalnız yaşlanmam...

bu 14 şubat da yalnız geçicek,bi sonraki ve bi sonrakilerde olacağı gibi..
umrumda değil diyorum ama bal gibi umrumda..
eğlence arıyorum diyorum ama o olursa eğlence diye düşünmezdim de..
neyse...

10 Şubat 2010 Çarşamba

unhappy

keşke seni mutlu görebilseydim..
sen mutlu ol diye kendi mutluluğumu feda etmişken hem de..

seni nasıl üzebiliyo anlamıyorum..canını yakmayı nasıl beceriyo,sana nasıl kötü sözler söyleyebiliyo?
sen ki benim ütopyam,mutluluk kaynağım..beni her üzdüğünde bile içten içe sana aşkım artarken..

seni böyle üzmeye hakkı yok..

sen mutlu olmalısın..benim yerime de mutlu olman gerekiyo,benim olamadığım olamayacağım kadar mutlu olmalısın...kendimi mutsuz ettiğime değmeli..seni mutlu gördükçe avunmalıyım,içimi rahatlatmalıyım..

ama olmuyo..kendimi mutsuz bi hayata sürüklediğini düşündükçe benim de içim acıyo..ben mutsuz,sen mutsuz,o mutsuz..

ikimizde yenildik belki de..yitik savaşçılarız ikimiz de artık..

ya bi gün ayrılırsanız diye düşünüyorum bazen..yakıştıramıyorum kendime başkalarının mutsuzluğundan mutluluk çıkarmayı...ama gene de..
bi dakika beklemezdim sanırım..bi kere daha seni kaybetmeyi göze alamazdım..

hala bi değerim yok gözünde,benim için en değerli insan olduğun halde..

neyse boşver beni..
belki de en güzel böyle..

30 Ocak 2010 Cumartesi

süpriz..

ondan ayrıldığım zamanlarda çok dinlerdim bunu,her güzel şey bitermiş diye diye..aşk nedensiz sevmekmiş derdim sonra da emre ve teomana katılarak..
dün eklesin konuşuruz demiş..
ekledim ama..
şaşırdım..beni engelleyen oydu,face'den silen de..değiştik şimdi ikimiz de ama..

bugün hiç konuşmadık,bundan sonra da zor konuşuruz bence..konuşcak neyimiz var ki..ne kaldı ki bunca zamandan sonra..

ama gene de bugün o vardı aklımda genelde..tanışmamız,yaşadıklarımız sonra benim yaşadıklarım.. o yok diye,o gitti diye..kaç gece yastığıma kafamı bastırıp ağladım yatağın içinde,hayali gözlerimin önünde..rüyamda onu göreyim diye dua ederek..bigün bana dönsün,kaderindeki ben olayım diye dua ederek..bana gelsin dünya umrumda olmayacak diyerek..

şimdi..
umrumda değil ne yaptığı..ne düşündüğü..


sen......
hayatım..

seni çok özledim..

28 Ocak 2010 Perşembe

gene başlıyorum oynamaya..
bi kurban daha yolunda katledilecek..
ama gene de seni unutturmayacak,içimden seni söküp atamıycak..

niye hala herşeyde sen varsın ki,niye gitmiyorsun artık,niye çıkmıyosun içimden?

"
Bugün bir kızla tanıştım. Çok iyi vakit geçirdik. Saatlerce güldük, şarkılar söyledik. Beni mutlu etti bu sensiz geçen bir yıldan sonra. Ümitlendirdi. Ertesi gün tekrar buluşma sözü vererek ayrıldık. Ertesi günü iple çekiyordum.Ertesi gün yine aynı yerde buluştuk. Deniz kenarında oturduk saatlerce. O an akşam düşündüklerimi söylemek istedim ona. Adı Nazdı. Naz dedim. Yüzüme baktı. ama yüzü Naz’ın yüzü değildi. Onun yüzüydü. Neden peşimi bırakmıyordu bu yüz. Neden aşık olmama engel oluyordu. Hiçbir şey demeden kaçtım, uzaklaştım oradan. Keşke düzelseydi her şey.."


sinestezi e-dergi'den bu da..

hala içimde sen varsın,herkesin yüzünde sen..

"Yeni bir güne, yeni bir yüzle uyanmak ümidiyle, onu içimden atabilmek ümidiyle, kadehimi ümitsizliğe kaldırıyorum"

14 Ocak 2010 Perşembe

gece nöbeti

daha az seviyorum seni..
giderek daha az..
unutur gibi seviyorum..
azala azala..
aramızdaki uzaklığın karanlığında..

geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
daha az seviyorum seni..
kendini iyileştiren bir yara gibi..
daha az..
ve zamanla..

sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
uzak dağ kışlalarında..
görmüyoruz birbirimizi..
usul usul sis iniyor..
kopmuş yollara..
işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..


artık daha az seviyorum seni..
unutur gibi..ölür gibi daha az..
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini..
kolay değildi..
yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
kaç acı birden imtihan etti beni..
bir tek gece vardır insanın hayatında..
ömür boyu sürer nöbeti..
bu da öyleydi..
iyi ol..
sağ ol..
uzak ol..
ama bir daha görme beni..


uzak ol,ama bir daha görme beni diyemem sadece..
gerisi........

ömür boyu sürer mi nöbetin bilmiyorum..giderek daha az diyerek kandırıyorum,avutuyorum kendimi sadece..

boşver beni diycem ama ne zaman umrunda oldum ki o kadar?

13 Ocak 2010 Çarşamba

her şey seninle güzel..

yolda yürümek bile..
olmayacak düşlerin peşinde koşmak bile..
içimdeki bu korku,gözümdeki yaş bile..

evet herşey hala seninle güzel..ne kadar denediysem başkası olmuyo,başka türlüsü yok bu işin..keşke böylesine mahkum olmasaydım sensizliğe..

"seninle paylaştığım tek bi gün yeter bana"
işte tam da burası 22 mart 2009 diyo bana..sen ben değirmendere karamürsel..
hayatımın en güzel günüydü..

seni unutmaya çabalamaktan yoruldum..bıraktım artık..herşey hep seninle güzel..

12 Ocak 2010 Salı

vazgeçtim

mutlu olmaya çalışmaktan vazgeçtim..

sen olmadığın,olmayacağın sürece tam mutlu olmıycam..kendimi de çevremdekileri de kandırmakla geçicek ömrüm..sen olmadan nefes almanın zorluğunu hissedicem her seferinde..

nişan fotolarınıza baktım da..
ben olmalıydım yanında dedim..
papatyanın tek bi pozunu bile hatırlamıyorum doğru düzgün..
ama sen..

nasıl tatlı, nasıl yakışıklı çıkmışsın..gözlerimi alamadım ki senden..
ben olmalıydım yanında,o değil..

sonra "darısı başına "dedi..bi rüyadan uyandım,bi hayalden.."yok düşünmüyorum ben,istemiyorum" dedim..
dalıp gittim belki de sana bakarken..

"yoruyosun beni"demen..kim kimi yoruyo sence?haberin yok ki benden,haklısın..
ben kendimi bile yoruyorum dedim,yaşlandım yetişemiyorum kendime..
"yoruyosun beni" dedin gene..

yaşlandım,yoruldum seni severken..ama bıkmadın senden,sensizlikten..
keşke yanındaki ben olabilseydim..


9 Ocak 2010 Cumartesi

...

günden güne ölüyorum aslında..gülüyorum ediyorum ama içim ölüyo..
nöbette dediklerin..
"senden hoşlandığımı hep biliyolardı,e... e... diyip duruyodun sonunda oldu dedi.."

hep salakmışım,hep yanlış anlamışım,hep o varmış demek ben görmek istememişim..
bi cümlenle bi gülümsemenle ölesiye mutlu olurken hiç anlamamışım onu sevdiğini..halbuki sen hep ip ucu vermiştin bana,açıkça söylemesen bile..arkadaşına onun adıyla seslenmen,içtiğimiz nargilenin bile neyli olduğunu ona sorman..ben anlamak istemedim,gözümün içine soksan bile kördüm ben,göremezdim..

şu an yokluğuna mı,salaklığıma mı,körlüğüme mi ağlıyorum bilmiyorum..ama ağlıyorum..
ne kadar dayanırım böyle yaşamaya bilmiyorum..
sensizlik benim canımı yakan..

gene de hayat seninle güzel,senin yanındayken..

nöbetin en güzel kısmı neydi diye sorsalar;ne motorlunun gelişi derim ne de arkadaşınla şarap evinin oraya kadar caddenin ortasında gece yarısı gidişimiz..en güzel kısmı senin yanında soluk aldığım anlardı..en güzeli telefonu sana yetiştiremeyince kızgınlığımdan kafana bi tane çakma isteği ama sonra dokunmaya kıyamayıp elimin havada asılı kalmasıydı..
çok uzaklara gitmem lazım,çook..

6 Ocak 2010 Çarşamba

eğer...

tam da oluyo galiba diyodum..bugün çarşıda motorluyu görünce öyle heyecanlanmıştım ki..tamam dedim,gidiyosun artık yavaş yavaş,böylesine mutlu ettiyse onu bi saniye olsun görmek..

sonra ebrusunun profile baktım şimdi..hala sevgililer..
sonra ebrunun profilde..
can dündar'dan eğer...

gene sen..daha ne kadar böyle gidecek?daha ne kadar ağlıycam senin için,daha ne kadar her şiirde her şarkıda sen olacaksın?daha ne kadar senin yaptığın her şeye hayran olacağım,sen en büyük kahramanım olacaksın?
çok canım yanıyo artık,çook..

ne olur girme artık gecelerime,yalnızlığım bile yine hep seninle..

5 Ocak 2010 Salı

bugün kankama dediklerim..beni tarif ediyo gerçekten de..
nasıl yarım yaşıyorum bilmiyosun..bi daha asla tam mutlu olmayacağımı bile bile..ufak şeylerden mutlu olmaya çalışarak,gün geçtikçe bunu daha iyi öğrenerek belki de..
mutlu olmaya çalıştıkça,bişeylere sarılmaya çalıştıkça gene kaçıyo elimden..
biraz mutlu olayım diye istiyorum motorluyu..biraz heyecanlandığım biri olsun hayatımda..kimse dolduramasa da o boşluğu..o da olmuyo ama..

Allah'ım nolur müjü mutlu olsun,o kaçırmaın bu şansı..onu bari mutlu göreyim..

4 Ocak 2010 Pazartesi

...

aslında bu şarkıyı ilk dinlediğimde aklıma motorlu gelmişti..mavi kuş ile küçük kız gibi dedim,masal anlatıyo ya ona hitap etmeliydi..
sonra sözleri..
sonra gene sen..
ben o kadar güçlü müyüm gerçekten?senin onunla evlendiğini gördüğümde de böyle davranabilecek miyim dünyaya?
kimseyi istemiyorum artık hayatımda,hiç kimseyi..kimseye haksızlık edecek biri değilim ben..seni hala böyle severken,seninle konuştuğum her kelime aklımda böyle yer ederken,o her kelimeyi bi hazine gibi hafızama kazıyorken,ve her bir kelimenle her bir tebessümünle hala çocuklar gibi mutlu oluyorken..

niye ben değil?
ben çok bişey mi istedim bu hayattan?sadece seni istemiştim halbuki,bir tek seni..tüm dünyayı alsalardı elimden,umrumda olmazdı..

seni nasıl sevdiğimi bilseydin keşke..
cem fena dağıttı beni..canımı yaktı gene,ağlattı..
sen sevmedin cem'i,keşke bende dinlemeseydim..en azından bugün bu şarkıyı..masal şarkısı..benim masal şarkım..

senin çocuğunu doğurma hayali kuruyo..hemen istemiyorum diyo,ayakarımı uzatıp dinlenicem düğünden sonra..
senin ve benim olan bi canlı..nasıl isterdim..ama papatyan kuruyo bu hayali şimdi..

dünya umrumda değil..kimsenin de beni umursadığını sanmıyorum..

seni seviyorum........................gözlerimden akan yaştaki kırık cümlem bu işte..içimi böylesine doldurarak kimseye söylenmicek bundan sonra..
herşeyi göze alacak kadar sevemiyorum kimseyi..motorlunun ebrusunu kıskanıyorum aslında,benim yapamadığımı yapıyo,aşkı için savaşıyo..çok seviyo o da..onun da ah'ını alıyorum eminim..belki zaten bitmek üzereydi,ona göre çoktan bitmişti ama..ebru benden bilecek hep,hep bana ah etcek..canımın zaten ne kadar yandığını hiç bilmicek,daha fazla yanmasını istiycek..ben onunkini yakıyorum çünkü şu an..
böyle bi haksızlığı nasıl yapıyorum bilmiyorum..canının nasıl yanacağını bildiğim halde..yanmasın istiyorum aslında..biliyorum ki motorlu sadece benim olsa da,bigün bırakıcam onu da..

ne kadar saçmalıyorum,nasıl hatalar yapıyorum bilmiyosun aslında..kendimi,hayatımı,ümitlerimi herşeyi kaybettim ben..
geçen sene hürremsultan diye bi blog yazarından bahsetmiştim hatırlıyor musun?sonra canı çok yanmış,oyalanmak içi bişeyler arayan ama ne aradığını kendi de bilmeyen biri demiştim..şimdi bakıyorum da,pek bi farkım yok ondan..

yaz yaz bitmiyo,sürekli aynı şeyleri yazıyorum aslında ama yazmayı bırakamıyorum da..
seni doyasıya sevebilmeyi özlüyorum sadece..



masal şarkısı..

elleri sanki hep ellerimde kalbi kalbimde ve gözlerinden akan yaş sanki içimde kırık bir cümle hala içimde


içim acıyo ama alışıyorum bu acıya da..evleniyosun ciddi ciddi..niye biri çıkıp şaka bu demiyo ki hala,rüya bu demiyo..daha ne kadar ağlamam gerek gerçek olduğunu tam olarak kavrayabilmem için..kaç damla gözyaşı daha yaksa gözlerimi,inanırım onun olduğuna??
halbuki bitti,bitmez dediğimiz masallar..
pencere beklesem..gelmezsin ki..

herşeyimdin benim,herşeyimi alıp gittin..şimdi öyle abuk sabuk bi hayat yaşıyorum ki..amaçsız,sadece nefes alıp vererek..halbuki biliyordum ne nefes alıp vermek yaşamaktı,ne de nefessizlik ölüm..
kalbimden çıarabildiğim kısmına iki kişi sığıyo şu an,bi de sen...

artık evlensen..