29 Nisan 2009 Çarşamba

sensizlik...

bugün ben geldim yine..ama sen yoktun...
sensiz öyle boş geldi ki orası..sen olmasan da hep adın geçti..

sonra...uzaktan gördüm seni..1 saniye belki..o bile nasıl mutlu ediyo beni anlatamam sana...

sensizlik öyle zor,ve sen bu zorluklara öyle bi ışıksın ki...

28 Nisan 2009 Salı

huzurevi

dün manzarasına hayran kaldığım yer...
yaşlandığımda o banklarda oturup manzarayı izlerken hayal ettim kendim,gene yalnız...aslında başta seninle otururken hayal etmiştim ama sen hayatımda olursan orda ne işim olurdu ki...
seninle o banklarda oturmayı,manzarayı izlemeyi,ellerinden tutup başımı omzuna koymayı öyle istedim ki...ama arabanın içinden bakmakla yetindim sadece,hem sende yoktun zaten...
sonra yeğenin kucağında gelmen...nasıl da yakışırdı sana babalık..bi kızımız olsaydı öyle...


aslında eczaneye ilk uğradığımda mutsuz ayrıldım..sen yoktun...ve onların dediklerine göredün benimle karamürselde olduğunu söylemişsin...nasıl şok oldum bunu duyunca bilemezsin..ve aklıma doğal olarak iyi bişey gelmedi(doğal olan bu mu bilmiyorum aslında) ilk gelen onu kıskandırmak istemendi,bi güün önce onsuz gelmem diyen de sendin sonuçta...
sonra halamı bırakıp tekrar geldim..buu sefer aynı numarayı sana yaptılar ve yedin sende..

ona sordum niye böyle bişey yaptın diye,ortalığı karıştırdın fln dedim...gülümsedi soğuk soğuk,hiç bişey demedi...

bütün gün soğuktu normalde olduğundan,yada bana öyle geldi bilmiyorum artık hiçbirşey..off günahını mı alıyorum acaba diyorum ama bazen de...sanki sessizce bi rekabet başladı aramızda,birbirimizin yüzüne bişey diyemeyecek kadar korkağız ikimizde ama içten içe ikimizde anladık sana karşı olan ilgimizi...kadınca bi his belki bilmiyorum,belki de saçmalıyorum...bi soğukluk girdi aramıza sanki...

sende soğuktun sanki dün,gelmese miydim diye düşündüm uzun süre...

sonra kapattık eczaneyi,her zamanki gibi hep beraber ayrıldık...ablan yolda tanıdıklara takıldı,arabaya kadar beraber yürüdük sık sık arkamıza bakarak...ve tek kelime konuşmadan..sanki anlatacak o kadar şey var ki hangisini anlatsam diye düşünen iki insan gibi...hani konuşmaya başlasak hiç susmayacakmışız gibi..."kuruçeşmeye kadar bırakalım,şehir içinden çıkana kadar zor olur sana"dedin sonunda...huzurevine gideceksiniz gelmiyim dedim...5dk o ya gel dedin,geldim bende...ablan geldi sonra...
beraber huzurevi..siz indiniz,ben arabada kaldım...o bankları manzarayı seyrettim.sonra da kedileri:)
dönerken eczaneyi sordun gene..bu kadar ciddi olduğunu sanmıyodum aslında...o zamana kadar hala vazgeçersin gibi geliyo,içimde hep bi korku ya seni kaybedersem diye...

eve kadar bırakmanız..o küçük kız çok tatlı,senin yeğen...benim evi tahmin ederken özellikle...

dün gece abin eklemiş beni facebook'ta...ben eklemek istiyodum ama cesaret edemedim bi türlü..hemen fotolarına baktım,seni aradım.ve sen...o şapşal bakışlarınla,çocuksu masumiyetinle sen..abinin yanında,sanki hayatında hiç fotoğraf çekilmemiş gibi bakışn:)
o şapşal halini bile seviyorum ya..o bakışını görünce,gözlerine bakınca içindeki çocuğu görünce...aşk bu mu ya?

dün sen sinirlenip çıktığında nasıl üzüldüm anlatamam.ablana nasıl kızdım seni üzdüğü için..bi gömlekle dışarı çıktın gittin..
haksız olsan bile seni savunabilmek belki de aşk,cemal süreya ve zuhal gibi...


26 Nisan 2009 Pazar

yalnızlık

ağlamak istedim bugün...son zamanlarda hiç istemediğim kadar hemde...
sabah mesaj atmıştım sana...aslında cevap vermeyeceğini biliyodum ama bi umut hep olur ya içimde...
atmadın tabii ki...evden yalnız çıktım...

önce sinemaya nicolas'ın filmine giderim dedim...baktım seansları uymuyo.oturdum dondurma yedim dolphinde.sonra ben daha farkına bile varamadan gözlerim dolmaya başlamış,onu fark ettim.
halbuki iyiyim diyodum bişeyim yok...onlara inat bugün güçlü durmalıyım,yalnız başıma da eğlenebileceğimi kanıtlamalıyım...
duramadım,yapamadım..her zamanki kadar yoktun aslında ama bugün daha bi ağır geldi yokluğun.

sana da ona da çok kızgınım aslında..ona daha çok tabii,gelirim dediği halde gelemicem demesi sinir ettii zaten beni...bi de...neyse boşver onu..
sana da kızgınım..sanki herşeyi beraber yapıyosunuz da o olmadan gelmem ben diyosun bana...
yada onun morali bugün bozuktu demen.bilerek mi yapıyosun anlamadım ki...niye sürekli onun sana ilgisi varmış gibi sanmama yol açıcak şeyler söylüyosun,yada senin ona...
ist.dan gelen arkadaşına sürekli onun adıyla seslenme.,daha bana doğru düzgün adımla seslenmemişken..
sonra onun senin falını merak ettiğini düşünmen..
sonra da dün onun moralinin bozuk olduğunu gözümğn içine sokman...

asıl üzüldüğüm şey bu sanırım..aranızda bişeyler oluyo belki ve ben buna engel olamıyorum...elim kolum bağlı bekliyourm sadece...
soğudum artık ondan da sanırım..bundan sonra eskisi kadar yakın olamam gibi geliyo...

bu yaz bi geçsin de...

25 Nisan 2009 Cumartesi

sonunda...

sonunda bugün senin yanındaydım...nasıl da özlemişim...

kapıdan girmeden önce nasıl heyecanlandım görmen lazımdı...
sonra kolay gelsin diyerek içeri girmem.içerdekilerle muhabbet ederken nbr diye seslenmen...seni görmedim nihaha demem:D

sonra stajım...
temmuzda geliyorum:)

şimdi de karamürsel nasıldı diye merak ettin ya...
bu kadarıyla da mutlu oluyorum ben,senden asla çok şey bekleyemeyeceğimin farkındayım...
sadece hayatında küçük bi iz bırakabilmek,az da olsa umrunda olabilmek tek umudum...

24 Nisan 2009 Cuma

umut değil ama mutlu

evet mutluyum bugün...

sınavlarım bitti...
özgürüm..
ama en önemlisi...bu yaz eczanede staj yapılacağını öğrenmem...

hayal kurmaya başladım bile...
bir ayı aşkın süre bütün gün yanında olabilmek...
nefes alışını,gülüşünü görebilmek...
sesini duyabilmek...
hemde her gün...

daha ne olsun ki...

mutlu olmam için bu yeter işte,daha çoğunu hiç beklemedim..

ama hediyeni veremicem bu gidişle...
kutlarım ama hediyesiz...
o hediye bi çok şeyi anlatacaktı sana belki...bu kadar açık olabildikten sonra eminim herşey daha zor olur...

olsun...yanında olayım yeter..

seni seviyorum...

23 Nisan 2009 Perşembe

la noyee

seni en çok sevdiğim, en güzel olduğum, en beyaz giyindiğim gün, elimde benden güzel olmasın bir çiçek, parmağımda senden değerli olmasın bir yüzük, suratımda bizden şen olmasın bir gülücükle koluna girip yepyeni, güpgüzel bir hayata yürürken çalmaya başlayan bu şarkıyı loopa aldım ben. kulağımda görünmez kulaklıklarla dolaşıyorum o zamandır.
seni çok seviyorum. en çok seni seviyorum ne zamandır...

22 Nisan 2009 Çarşamba

sevda tepesi-2

sevda tepesi yoktu bugün...belki de sen olmayacağın içindir...
yağmur...
öyle güzel yağdı ki...belki de sensiz geçen bi sevda tepesi sonunda içime akıtacağım gözyaşları yerineydi...

kadıköy,moda...
her boş daireye bizim olsa diye bakan 4 kişi,3 yuva hayali...
onlar sevgili zaten:)
kankam ve aşkı...
sonra sen ve ben...

her baktığım yede sen vardın,okey oynarken daldığım her saniyede sen..onlar da fark etti daldığımı....
sonra orda çalan her şarkıda...funda arar çıktığında da sana o şarkıyı yollamam ve yorumun...

onları eczane hayali,sonra bizimki...yanımızda da cafe müj:)

hayaller bile içinde sen varken güzel..evimiz eczanemiz...tekil konuşmak bile zor geliyo...ben yokum artık,sen olmasan da biz varız...

sonra saçma sapan bi fal uydurup ne zmn evleniriz diye bakmamız...4 sene sonra çıktı ama 2012 var arada:)

bi ara modaya gidip içmeye niyetlendik...keşke yanımda olsaydın dedim gene,her zmnki gibi ama her zamankinden biraz daha fzala isteyerek...
sana özlemim her geçen gün artıyo...

ve dün...
onunla konuşurken..
"sevgili olarak baktığım hiç bi kızın yanında bu kadar rahat davranamadım"
bende senin yanında öyle rahatım ki aslında...niyeyse beni böyle herşeyimle kabul edeceğine inanmışım sanırım...olmayacaksa da ben benim,olsa da...
yaptığım her saçmalığa beraber güleceğimize,her üzüntüde benimle birlikte üzüleceğine öyle inanmışım ki...
her iğrenç esprime beraber iğğ demek belki de...
acaba ben bunu söylersem hakkımda ne düşünür diye kaygılanmamak...
herşeye rağmen beni herşeyimle zaten benden iyi tanıdığına inanmak sanırım bu...
amelie'de nino'ya o fotoğrafın dediği gibi"rüyalarda tanışmak"

ben seninle rüyalarımda çok önceden tanıştım demek...
bigün sende beni tanırsın umarım...

21 Nisan 2009 Salı

sevda tepesi

yarın sevda tepesindeymişiz...
iki sevgili,ben ve yeşil gözlü kankam...

sende olsaydın orda...
asıl seninle olmalıydık...ikimiz elele yürümeliydik orda...beraber boğazı seyretmeliydik...sonra ben omzuna yatardım,ellerim ellerinde...gelecek hayallerimizi konuşurduk belki...boğaz olmasa bile deniz manzarası olan bi evimiz olmalı...sonra çocuklarımız...evimizin balkonunda nargilemizi içmeliyiz serin yaz akşamlarında...yada mehtapta dans etmeliyiz şarabımızı yudumlarken...


sonra sevda tepesinden kanlıcaya ineriz diyo...inerdik dimi seninle de...kanlıcada o güzelim boğazda yoğurdumuzu yerdik belki...sonra yürürdük gene elele...hava sıcak,ellerin sıcak,içim sıcacık...

yarın her anımda seni düşüncem gene...her baktığım yerde sen olcaksın,ve her yaptığım şeyde bunu seninle yapmalıydım diye iç geçircem...her yerde hayallerimi görcem bütün gün...

seni çok özledim gene...bugün tam 10 gün olmuş seni görmeyeli...
o 10 gün nasıl geçti bi de bana sor...sesini kokunu gözlerini öyle özledim ki...

sen...
hayatımın anlamı..
bu 10 gündür anlamsız yaşıyorum..sadece sınavlarım bitsin diye...




sensiz sevda tepesi neyime ki...
aslında ben modada kankamla içmeyi isterdim yarın...saçmalamayı onunla...ona seni ne kadar sevdiğimi anlatmayı gene...susmamacasına anlatmalıydım...gelecek hayallermizden belki gene...mesela eczanemiz gene...

yarın güzel bi gün olacak,sensiz ne kadar olabilirse..

seni çok seviyorum.....

19 Nisan 2009 Pazar

amelie&nino

sans toi,les émotions d'aujourd hui ne seraient que la peau morte des émotions d'autrefois...

17 Nisan 2009 Cuma

amelie

hiç bi filmde bu kadar ağlamamıştım sanrırım...
aşkı için yaptıkları...ve benim yapamadıklarım...içimi acıttı resmen...senin yokluğun gibi...


keşke bu şekilde tanışmasaydık...hiç ortak tanıdıpımız olmasaydı...
bende çok şey yapardım o zaman...


şimdi ne yapmam gerekiyo?senden vazgeçemiyorum.vazgeçmek de istemiyorum...
bekliyorum...
ama korkuyorum da...ya ben beklerken herşey için çok geç olursa...ya beklerken mutluluk şansını kaçırırsam...
küçük zavallı bi korkağım sanırım...tek isteği sen olan ama eli kolu bağlı beklemeye kendini mahkum eden bi korkak...

amelie'de dediği gibi...
eğer seni kaçırırsam hayatım boyunca mutlu olma şansını da kaçırcam belki...hayatımı mahvedicem...
belki biraz risk almak gerekli...mutlu olabilmek için...

ama hayır demenden öyle korkuyorum ki...hayır dersen naparım bilmiyorum...kolay kolay unutmam yada vazgeçmem senden biliyorum...sen olmayacaksan başka neyin önemi kalır ki bu dünyada??

hiç bi filmde bu kadar ağlamadım,bu kadar kendimi bulmadım belki de...
sonunda amelie mutlu oluyodu...umarım bi gün bende-daha doğrusu bizde mutlu oluruz...

bey ve hanım



seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum.
benim olduğu kadar dostlarının,
dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum.
nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.
yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.
birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.
paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
güzel günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız.
yada bazen dostlarla ucuz biralar içerek...
böylece yaşamalıyız işte.
sonra çocuğumuz olmalı,
düşünsene senin ve benim olan bir canlı.
geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız.
sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı.
yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın.
hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.
herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden mutluda olsa, kötüde olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı.
saçlara düşünce aklar, yada gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden.
kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz.
geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız.
eve gelip benden kahve istemelisin.
çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız.
ben, "bey" demeliyim sana, sende "hanım".
öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı seni.
tebessümler açtırmalı yüzünde.
birgün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde.
birbirimizi sevmenin gururu olmalı herşeyde....






işte ben bunu istiyorum....

16 Nisan 2009 Perşembe

başa döndük

herşey başa döndü şimdi...

bunca zaman,bunca muhabbeten sonra...tam da daha yakınız derken...
eski soğuk,uzak halimize döndük...

belki saçmalıyorum,belki bana öyle geliyo...


seni çok seviyorum...hep yanımda ol,yakınımda ol,bana sıcacık davran istiyorum..
ama hiç olmaycak bi hayalin peşinden koşuyorum...

i love him

björk'ün beni benden alan şarkısı...o nasıl bi i love him demek...
önce acıdan ağlayarak...
sonra she loves him kısmında mutluluktan gülerek şarkıya devam etmek...

i love him,i love him...

aşkın verdiği acı da mutluluk da...
aşk bu işte,böyle içten i love him diyebilmek..


ve sen...iletime yazmayı o kadar isterdim ki i love him diye...björk pagan poetry diye...
seni çok seviyorum...

14 Nisan 2009 Salı

mayıs

11 mayısı bekliyorum dört gözle...senden bişey beklediğim için değil,sadece kendim adına bişey yapabilmek için...
güzel bi hediye vermek istiyorum sana...

ama bu da olmayacak biliyorum aslında...çünkü bunun hayalini çok kurdum,her ihtimalinin...doğum gününü kutlasan da kutlamasan da nasıl verebileceğimin fln...ama bu kadar çok düşündüğüm,hayalini kurduğum,akışına bırakmadğım için büyük ihtimalle veremicem hediyeni...
halbuki para biriktirmeye bile başladım şimdiden...


bakalım bi şekilde verebilirim umarım...
belki anlarsın bazı şeyleri,en azından benim için özel ve önemli olduğunu...ama bunu anlaman için de yapmıyorum bunu,sadece senin için bişeyler yapabilmek için,sadece benden bi hatıra kalsın sana diye...

ne de olsa "i've seen it all..!"

13 Nisan 2009 Pazartesi

yol arkadaşım nerdesin??

yol arkadaşım olmasını istediğim ilk ve tek insan,kalbimdeki tek yol arkadaşım...nerelerdesin ya öyle yoksun ki kaç gündür,ve ben seni öyle çok özlüyorum ki...
taşındın mı acaba ya?nasıl merak ediyorum seni bi bilsen,napıyosun bi duysam....ben senden az da olsa haber labiliyorum diye gidemedim ist.a bu sene,bazne görüyorum bazen nerde olduğunu biliyorum az çok diye...ama sen yoksun gene,kim bilir nerelerdesin ki..


off içim sıkılıyo gene...

boşver saçmaladım sıkıntıdan işte...

12 Nisan 2009 Pazar

özlemek...

özledim seni,hemde çok...
daha dün gördüm belki ama...zaten senden ayrılır ayrılmaz başlamıştım bile özlemeye...bütün gün gözlerim doldu sana hem bu kadar yakın,hemde bu kadar uzak olduğum için...bana bakışını,gülümsemeni özlediğim için...ve her zaman bi arkadaşım olarak seni görmek zorunda kalacağım için...
dün daha bi sevdim seni,sanki böyle bi olasılık varmış gibi...her geçen gün sevgim büyüyo ve bunu ben bile anlamıyorum artık,nasıl olabiliyo diye...
bugün de çok özledim,hayatımın tek Sweet yanı..
nerelerdesin kaç gündür,özlüyorum ama elimden bişey gelmiyo...seninle konuşmayı,bi şekilde varlığını hissetmeyi öyle özledim ki...
seni her şeyinle sevmenin bi sonucu her şeyinle özlemek...

erkek güzeli

gözlerim gözlerine kitlenir
doyamam seyretmelere seni
özlerim bir kaç saat fazla gelir
yağızım yiğidim erkek güzeli
gel de eğ şu asi başını
kaçırma gel şu olgun yaşımı
anladım korkunu telaşını
görünce çakmak çakmak yeşillerini
seni pamuklara sarmalar sararım
ne bedel isterim ne hesap sorarım
ne sitemle güzel kalbini yorarım
sakınma tatlı dillerini
ben yazdım
ben bozdum
kaç sevdayı gezdim
aşkın aslını sezdim
hadi gel al sonuna kadar
sonuna kadar al
sonuna kadar al

11 Nisan 2009 Cumartesi

ben??

ben hiç böyle olmadım,hiç...
bana naptın böyle ya...sensiz 1 dk yaşamak istemiyorum,hayat öyle anlamsız geliyo ki..

bugün...
nasıl da tatlıydın gene,her zamankinden daha fazla...gözlerin hele...bugün ayrı bi güzeldiler...rengi,gülüşü...
nasıl da tatlı bakıyodun,bi çocuk gibi...

ve ben seni nasıl bu kadar seviyorum???

10 Nisan 2009 Cuma

özlem...

çok özledim seni,hem de çok...içim üşüyo sen yoksun diye,senle konuşamıyorum diye...kendimi bu koskoca dünyada kimsesiz gibi hissediyorum...o kadar yalnızım ki sensiz...hani feridun diyo ya:sensiz anlamsızım sevgi... diye,işte aynen öyle..


içim çok sıkıldı bugün...sizden bi haber alamadım diye belki de...gidiyo musunuz gitmiyo musunuz anlamadım ki...

neyse canım sıkkın gene işte....
gene bi sen varsın anlatabileceğim...
ama bi o kadar da yoksun işte...

2 Nisan 2009 Perşembe

unutma beni


'unutma beni' çiçeğinin ise gerçek aşk ve hatıra anlamına geldiği belirtiliyor. Çiçeğin adı eski bir Avusturya halk hikayesinden gelirken, iki aşığın Tuna Nehri boyunca yürürken yaşadıklarından dolayı bu çiçeğin, sevgi ve aşkı anımsattığı vurgulanıyor. Kelt mitolojisinde unutma beni çiçeğinin peri hazinelerine giden yolu açtığı düşünülüyor.




sanırım hediyenin bi köşesine sıkıştırcam bunu:)

2010

benim tüm beklentilerim 2010da sanırım...2009dan hiç bişey beklemiyorum..ne mutlu olmayı ne de seni dolayısıyla...
sanırım 2010da da seni bekleyemiycem...evleniyosun demek seneye...eve de taşınıyosun şimdi tek başına...

off off,içim daraldı ya...

2010da da yoksun demek?

bu arada kupanın üstüne "i've seen it all" yazdırcam...senin sayende hayatıma giren bi güzellik...
aslında bi tane de "unutma beni" çiçeği sıkıştırsam araya küçücük de olsa...beni hiç unutma diye...

umut değil bu aslında,senin için bişeyler yapmayı seviyorum...kendim için yaptırcam o kupayı da...sen anlamasan da sevmesen de...