bu yazıyı ilk okduğumda anlamamışım sanırım ne demek istediğini,bu kadar dokunmamış mı anlamıyorum..
aslında o zaman daha çok yanıyodu canım,her şey daha yeniydi.her dakikam hala seni düşünmekle geçiyodu.belki ayrılırsınız demekle..
ama şimdi..bu boşvermişliğim..bu kadar güzel çarpılınca yüzüme.
bi yerlerde yanlış yapıyorum sanırım..ne kendim mutlu olabiliyorum,ne de etrafımdakileri mutlu edebiliyorum..
hiç bişeyden tat almadan,böyle bi boşvermişlikle yaşıyorum...
"Her tarafı çaresiz bir hikaye
Gerçekleşemiyorum…
Bunun sancısıdır belki beni kendime takatsiz bırakan. Taşikardi, huzursuzluk, sevdiğinin hayatına tecavüz; önden, arkadan!
Durulmuyor, durulamıyorum. Bir deniz kıyısı hikayesine tutulmuş içim. "Dolunay".
Yalnızlığın mastar hali en güvenilir yer. Bütünüyle yitirmek, yitirebileceklerini tüketmiş olma rahatlığı, kayıpsız günler. Elden alınacak bir şeyin kalmamışlığı. Elde var "sıfır".
Kendi ellerimle cinayetini işliyorum hayatımın. Hiç bu kadar yalnız kalmamıştım. Her ikililikte, içime düşen mutluluk gürültü çıkarıyor. Gürül gürül. Her iç ısınışımda, en kötü halimin hayaliyle sınıyorum kendimi. Sevinmenin membasını kurutup aklımda, sanal tarafsızlığımı yaşıyorum. "Üzülme düzelir, sevinme bozulur". Bozuk ağızlar, kof inançlar.
Ben neredeyim. Nerede benim. Hangisi kimin? Nerede ben kendimim? Bana ne! Kime ne? Kimsesize ne?o ö pe re ..falan ve filan. Gerçekten sevilemeyecek kadar acıyım, kekreyim, dişliyim, dişsizim, işsizim, sizinim, sizim, kiminim? İnim inim inler durur eş sesler dağarcığımda. Dar ağacımda. Bodur, kof, köksüz aslında. İçime gömülü köklü bir aslım da var aslında.
Ben neredeyim. Nerede benim. "
(jehan barbur:yeryüzü)
aynı benim hikayem gibi..
ve benim sorum:nerede ben?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder